8/23/2007

Mirror - Ayna

ASAF HALET CELEBI
(1907-1958)

Mirror

An image appeared to me in the mirror
someone other than myself
hailing from I don't know where
from China or beyond

I asked who're you
with a laughter came the answer
I'm the daughter
of the Emperor of China
I've been in love with you for a long time

I said come out

of the mirror
the thief of my image
I don't care ifI have no image
so long as
my hands can touch you
to believe that you exist.
The daughter of the Emperor of China
said
I can't come

but some day
like you I shall take your image too
into the depths ofthis mirror
and I shall disappear


ASAF HALET CELEBI
(1907-1958)

AYNA

aynadan bakan benim
küçük gotamacık
duvarlardan karşına çıkan
aynalardan hayalini çalan
muhabbet olup vücudunu saran
küçük câriyen
nigâr-ı çîn

nigâr-i çîn
bin bir aynada oynar
ayna ayna içindedir
nigâr-i çîn
nigâr-ı çînin içinde
ve zaman
zamanın dışında

uzat ellerini küçük gotamacık
hayal hayal içinde
dünya bir hayal dolabıdır
aynalardan geçer
küçük gotamacık
çok sürmeden hayallerimiz
aynaların arkasından geçer

aynaya bakan benim
hayal annemin oğlu
bodhista gotama


dünyada en güzel şey
seni buldum
artık hiç bir şey istemem
küçük câriyem nigâr-ı çîn
uzat ellerini
aynaların dışına çıkalım


Asaf Halet ÇELEBİ





Siz bu aynalardaki goruntuye bakarken, ben Istanbul sokaklarinda yeni yansimalari cekiyor olacagim. THY son anda bir guzellik yapti ve gozyaslarima daha fazla dayanamadi ve bana cok dolu dedigi ucakta yer verdi fakat heyhat ucak bombostu ve ben Istanbul'da olmama ragmen hala anlamis degilim neden yer vermemekte bu kadar israr ettigini , neyse geldim ya gerisinin onemi yok.. Gunlerdir annemin dizinin dibindeyim ve cok mutluyum.

8/15/2007

"The Blessing of the Hands,"


"The Blessing of the Hands," revised by Reverend Daniel L. Harris:


These are the hands of your best friend, young and strong and full of love for you, that are holding yours on your wedding day, as you promise to love each other today, tomorrow, and forever.


These are the hands that will work alongside yours, as together you build your future.


These are the hands that will passionately love you and cherish you through the years and, with the slightest touch, will comfort you likeno other.


These are the hands that will hold you when fear or grief fills your mind.


These are the hands that will countless times wipe the tears from your eyes; tears of sorrow and, as in today, tears of joy.


These are the hands that will tenderly hold your children, the hands that will help you to hold your family as one.


These are the hands that will give you strength when you need it.


And lastly, these are the hands that, even when wrinkled and aged,will still be reaching for yours, still be giving you the same unspoken tenderness with just a touch.

PS: The photo belongs to my best friend.

8/14/2007

Apartment Therapy


Apartment Therapy sitesi , okurlarini yarin aksam 06:30'da Manahatta Bar'da ickiye davet ediyor.


Detayli bilgi icin tik tik
From Apartment Therapy's website ; On the eve of half of one thousand open threads, they're inviting all readers and their friends in the NYC area to come on down and raise a glass with them.
Please join them tomorrow night @ Manahata Bar.
For more info please click here

8/10/2007

THE MEDlTERRANEAN IS IN HARMONY WlTH YOU - AKDENİZ YARAŞIYOR SANA




THE MEDlTERRANEAN IS IN HARMONY WlTH YOU



The Mediterranean is in harmony with you


The stars sweat and you are sweating too


The same wet sparkle is on your nostrils


The noise of the motor boats does not stop


The dogs bark in the distance


A moment ago a child cried


A sheet is being shaken out from Fatma's window


Ali Dumdum is swearing for hours on end


The fishermen beat the sea


These sounds are like the earth swelling the silence


It is the silence garrulous of your geraniums



We lay on the veranda last night


the offshore summer breeze above us


My hands still smell of thyme


It was as though I didn't sleep with you


but was wandering the mountains



I learned from you how to write of the sea


The blue pencil is always in my hand


Like a fishing boat goes out on a trip


my teacher wife goes to school


I open out behind her


tracing a north wind in my exercise book


There is an island that is just shearwaters


it turns and turns in my head


The days I've lived with you


became a silver circle


when your sun touched my life



I found at last that smugglers' cave


as you dazzled my eyes open


Death is perhaps like washing


in those dark waters stolen from you,


greener than seaweed when still,


but blue after blue soaring with every fathom


I thought my losses, my débris, my alcoholic works


all belonged to this flat world


How was I to know I was on the peak of my happiness


I understood when I went out with you


You know those ancient Greek horses


with their curly manes


the trees with their projections are like them


when the day turns to evening


The Balan Peaks march


companies of souls march


towards the wholeness of beauty


My woman


you are in harmony with the Mediterranean


Can Yucel


Translated by Richard McKane and Feyyaz Kayacan Fergar






AKDENİZ YARAŞIYOR SANA



Akdeniz yaraşıyor sana


Yıldızlar terler ya sen de terliyorsun


Aynı ıslak pırıltı burun kanatlarında


Hiç dinmiyor motorların gürültüsü


Köpekler havlıyor uzaktan


Demin bir çocuk ağladı


Fatmanım cumbadan çarşaf silkiyor yine


Ali Dumdum anasına sövüyor saatlerdir


Denizi tokmaklıyor balıkçılar


Bu sesler işte sessizliğini büyüten toprak


O senin sardunyalar gibi konuşkan sessizliğini


Hayatta yattık dün gece


Üstümüzde meltem


Kekik kokuyor ellerim hâlâ


Seninle yatmadım sanki


Dağları dolaştım


Ben senden öğrendim deniz yazmayı


Elimden düşmüyor mavi kalem


Bir tirandil çıkar gibi sefere


Okula gidiyor öğretmenim


Ben de ardından açılıyorum


Bir poyraz çizip deftere


Bir ada var sırf ebabil


Dönüyor dönüyor başımda


Senle yaşadığım günler


Gümüş bir çevre oldu ömrüm


Değişince güneşine


Neden sonra buldum o kaçakçı mağrasını


Gözlerim kamaşınca senden


Ölüm belki sularından kaçırdığım


O loş suda yıkanmaktır


Durdukça yosundan yeşil


Kulaç attıkça mavi


Ben düzde sanırdım yıkıntım


Örenim alkolik âsarım


Mutun doruğundaymışım meğer


Senle çıkınca anladım


Eski Yunan atları var hani


Yeleleri büklümlü


Gün inerken de öyle


Ağaçtan iz düşümleriyle


Yürüyor Balan Tepeleri


Yürüyor bölük bölük can


Toplu bir güzelliğe doğru


Kadınım


Yaraşıyorsun sen Akdenize



Can Yücel


8/07/2007

POEM X - BAHARLA ÖLÜM KONUŞMALARI



POEM X

Those cavalry lights riding by the chestnuts

woke the honeysuckle up so very early

and they will freeze forever!

And the olives with old Greek lace

Blowing wind!

Blowing wind!

Whoever saw such a rose-eating rooster

Its voice with the scent of dawn...

It’s as if a wine bottle filled up in prison

is rolling down the hill

Other roosters also rise

with their ladder-embroidered crests

And when the babies’ dreams

dangle down the balconies

like a relay race with red flags

The roosters re-discover the sea

Thieves!

Thieves!

And the sea

with the marine shadows of Turgut Reis

Is offended by all these lines

And its face turns first red

then purple

Blowing wind!

Blowing wind!

This morning

is a flight

from a vendetta a child

Way before dawn

Will be shot by the bullets of the sun

And when the evening arrives on the pine trees

and darkness falls

Upon the hills

Upon the hills

So beautiful is the blowing wind

Blowing wind!

Blowing wind!

This morning

and this spring

is a flight

A wick running for the gunpowder

Whiff

Whiff

So beautiful is the blowing wind!

Blowing wind!

Blowing wind!

So beautiful

So very beautiful

Even when it blows not

Even when it blows not

Beautiful

Translated by Sehnaz Tahir



BAHARLA ÖLÜM KONUŞMALARI

Atkestanelerini geçen süvari ışıklar

Er-erken kaldırmış hanımellerini

tühallah üşüyecekler!

Ve zeytinler eski rum tenteneleriyle

Esen yel!

Esen yel!

Kim gördü böyle gül yiyen horoz

Tanyeri kokuyor sesi...

Yuvarlandıkça sanki bayırdan aşağı

hapiste dolmuş bir şarap şişesi

Öbür horozlar da ayaklanıyor

merdiven nakışlı ibikleriyle

Ve balkonlardan sarkarken

düşleri bebelerin

bir albayrak yarışı gibi

Horozlar nev-icad ediyorlar denizi

Hırsızlar!

Hırsızlar!

Ve deniz

levent gölgeleriyle Turgut Reisin

Bütün bu dizelerden alınıyor

Bir ala

bir mora kesiyor yüzü

Esen yel!

Esen yel!

Bu sabah

bir firardır

kan-dâvasından bir çocuk

Kuşluk vaktine kalmadan önce

Güneşin kurşunlarıyla vurularak

Ve akşamladı mıydı çamlar

ve karardı mıydı

Tepelerde

Tepelerde

Öyle güzel ki esen yel

Esen yel!

Esen yel!

Bu sabah

ve bu bahar

bir firardır

Baruta koşan bir fitil

ifil

ifil

Öyle güzel ki esen yel!

Esen yel!

Esen yel?

Öyle güzel

Öyle güzel ki

Esmese de

Esmese de

Güzel

Can Yücel
PS;
* Fotograflarin tumu New York'un en guzel teras kati bari "230 5th Aveune" da cekilmistir. New York'ta gidilecek yerlerin basina ekleyin.
* The photos are taken in the best rooftop bar in New York City; 230 5th Avenue. Please make sure to add it to the places to see in New York City.
For more info , please click here

230 Fifth Ave., 20th fl, New York, NY 10001 at 27th St. 212-725-4300